Karatepe-Aslantaş

Türkiye Antik kent

Karatepe-Aslantaş

Antik adları: Azatiwataya, Azativataya

Fotoğraf: Klaus-Peter Simon

Karatepe-Aslantaş, Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde Ceyhan kıyısındaki Geç Hitit sınır kalesi Azatiwataya'dır; çift dilli yazıtı ve kabartmalı kapılarıyla tanınır.

Son güncelleme:

Karatepe-Aslantaş, Türkiye, Osmaniye konumunda bulunan antik bir kenttir. Başlıca dönemleri: Demir Çağı.

Karatepe-Aslantaş, Osmaniye'nin Kadirli ilçesine yaklaşık 20 kilometre mesafede, Ceyhan Nehri'nin (antik Pyramos) batı yakasında yükselen bir Demir Çağı kalesidir. Bakanlık sayfası yerin eski adının Azatiwataya olduğunu ve Toros eteklerinde, son Hitit döneminde (yaklaşık M.Ö. 700) kurulmuş bir sınır kalesini temsil ettiğini yazar. Müze ve ören yeri sayfasında T.C. vatandaşları için Müzekart'ın geçerli olduğu belirtilir.

Konum ve işlev

Kale, Çukurova'nın kuzeydoğusunda, Torosların son uzantılarını yararak Akdeniz'e akan Ceyhan'la, Orta Anadolu'ya giden Akyol (Kocayol) kervan yolu arasındaki bir tepeye oturur. Bakanlık metnine göre bir yanda Fenikeli kervanların kullandığı bu ticaret yoluna, öte yanda sedir ormanlarından kerestenin salla Akdeniz kıyısına indirildiği Ceyhan'a hâkimdir. Metin kalenin mallar için vergi karşılığı can ve mal güvenliği sağlamış olabileceğini, kalın çift suru sayesinde madenî eşyanın bir süre burada tutulmuş olabileceğini ileri sürer. Antik Mopsuhestia (Misis/Yakapınar) bölgenin merkezi olabilecek yerleşim olarak anılır; Bakanlığın İngilizce sayfası kaleyi bu kentin yaklaşık 70 kilometre kuzeydoğusuna yerleştirir.

Öne çıkan yapılar

Bakanlığa göre kale M.Ö. 8.-7. yüzyıla tarihlenir ve yaklaşık 195 x 375 metrelik bir alanı kaplar. Masif burçlarla desteklenen çift sur sistemiyle korunur; iç sur halkasının 28 burcu ve yaklaşık 4 metre kalınlığında duvarı vardır. Kuzeydoğuda Kuzey Kapısı, güneybatıda Güney Kapısı olmak üzere iki anıtsal kapı binası surlara geçit verir. Kapılara rampalarla çıkılır, iç avluda yön değiştirilir ve her kapının arkasında kalenin içine açılan çapraz bir oda bulunur.

Kapıların iç duvarları, bazalt kaideler üzerine dikilmiş taş levhalarla (ortostat) kaplıdır; levhaların büyük bölümü kabartmalar ve kapı heykelleriyle bezelidir. UNESCO Geçici Liste dosyası, kapıların yapımında hem Anadolu hem Suriye mimari geleneğinin izlerini görür: eğimli zemin rampalarla çözülmüş, bu Hitit uygulamasını andırırken; düzgün ortostatlar arasına duvarın içine uzanan eğik blokların serpiştirilmesi yerel bir yöntem gibi görünür. Güney Kapısı'nın önünde, çift boğalı bir kaide üzerinde Fırtına Tanrısı'nın dev heykeli durur; Bakanlık bu bazalt heykelin 1915'e kadar ayakta kaldığını, restorasyondan sonra kaidesi üzerinde yeniden yükseldiğini yazar.

Kalenin en büyük yapısı, Güney Kapısı yakınındaki düzlükte duran, iç avlulu anıtsal bir binadır; Bakanlık bunun muhtemelen kaleyi yaptıran hükümdarın kullanımı için hazırlandığını düşünür. Güney Kapısı çevresinde depo olarak kullanılmış yapılar da vardır.

Çift dilli yazıt ve tarihî önemi

Kalenin adının Azatiwataya olduğu, kapı kabartmalarının yanında Fırtına Tanrısı heykelinin gövdesindeki çift dilli yazıttan öğrenilir. Metin hem hiyeroglif Luvice hem de alfabetik Fenikece yazılmıştır; Luvice iki kez, Fenikece üç kez yinelenir. Bakanlık, bunun zamanının bilinen en uzun hiyeroglif yazıtı olduğunu ve hiyeroglif yazısının çözülmesine katkı sağladığını belirtir. Yazıtı kalenin kurucusu Azatiwatas yazdırmıştır; kendisini Danuna (Adana) kralı Urikki'nin (Awarikus) desteklediğini, ovaya barış ve bereket getirdiğini, sınırlara kaleler kurduğunu ve Mopsos Evi adını verdiği hanedana bağlılığını belirtir. UNESCO dosyası ise yazıtı, Eski Yakın Doğu ve Akdeniz'de bir mimari anıt üzerindeki bilinen en erken çift dilli anlatı olarak değerlendirir.

Bakanlık sayfası 1998'de Adana'nın Çineköy'ünde bulunan benzer bir çift dilli yazıtı da anar: Danuna Kralı Urikki bu yazıtta kendisinin Mopsos soyundan geldiğini söyler.

Kazı ve koruma çalışmaları

Bakanlık metnine göre 1945 yazında Prof. H. Th. Bossert başkanlığındaki bir ekip Hitit kervan yollarını araştırırken Kadirli'nin doğusunda 'Aslantaş' diye bir yerden haber aldı. Şubat 1946'da Bossert, Halet Çambel ile Adana Müzesi'nin müdürü Naci Kum, yerel rehber Ekrem Kuşçu eşliğinde çok güç koşullarda yerine ulaştı ve boğa kaidesinin yanında yazıtlı kabartmalı bir Demir Çağı kalesinin kalıntılarını keşfetti. Resmî kazılar 1947'de Bossert ve U. Bahadır Alkım denetiminde başladı; Bossert 1951'de kazıların bittiğini ilan etti.

Ertesi yıl Halet Çambel, İtalyan uzmanlarla (ICR) birlikte kabartmaları müzeye taşımak yerine yerinde restore etmeye ve korumaya başladı; 1957'de kalıcı sığınakların yapılmasıyla Türkiye'nin ilk açık hava müzesinin temelleri atıldı. 1958'de kalenin çevresindeki 7715 hektarlık alan milli park ilan edildi. 1970'lerde Ceyhan üzerinde yapılan Aslantaş Barajı, bugün kalenin tepesinin ve karşı kıyıdaki Domuztepe'nin eteklerine uzanan bir göl oluşturmuştur. Çalışmalara 1987'de yeniden başlandı; 1997-2002 arasında Alman Arkeoloji Enstitüsü ile topografya ve mimari üzerine yeni araştırmalar yapıldı.

UNESCO Geçici Listesi

Karatepe-Aslantaş Arkeolojik Alanı, Türkiye tarafından 14 Nisan 2020'de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne önerilmiştir (başvuru no 6470; ölçütler ii, iii, iv). UNESCO sayfasına göre önerilen alan 4295 hektardır; 1958'de tarihî milli park ilan edilen orman bu alanı sarar. Önerilen alan, Demir Çağı kalesinin yanı sıra karşı kıyıdaki Domuztepe'yi de kapsar: UNESCO metni Domuztepe'nin Neolitik dönemden (M.Ö. 8. binyıl) Roma dönemine uzanan bir yerleşme dizisine sahip olduğunu yazar. Alanda 1960'larda mimar Turgut Cansever'in tasarladığı kazı evi de bulunur. Bakanlık sayfası koruma alanını 7715 hektar, UNESCO sayfası önerilen alanı 4295 hektar olarak verir; iki sayı farklı kavramlara aittir ve bu yüzden birlikte anılmıştır.

Ziyaret

Bakanlık sayfası adresi Kızyusuflu Köyü, Cennetler Mahallesi, Kadirli olarak gösterir. Güncel ziyaret bilgileri için Bakanlığın resmî sayfasına bakın.

Sık sorulan sorular

Karatepe-Aslantaş nerede?
Osmaniye'nin Kadirli ilçesine yaklaşık 20 km mesafede, Ceyhan Nehri'nin batı yakasındadır.
Azatiwataya ne demektir?
Kalenin eski adıdır; ad, kapı kabartmalarının ve Fırtına Tanrısı heykelindeki çift dilli yazıtın okunmasıyla bilinir.
Çift dilli yazıt hangi dillerde?
Hiyeroglif Luvice ve Fenikece; Bakanlığa göre Luvice iki, Fenikece üç kez yinelenir.
Kale ne zaman yapıldı?
Bakanlık kaleyi son Hitit dönemine (yaklaşık M.Ö. 700) bağlar ve M.Ö. 8.-7. yüzyıla tarihler.
Kazılar ne zaman başladı?
Bakanlık metnine göre resmî kazılar 1947'de Bossert ve Alkım denetiminde başladı.
Karatepe-Aslantaş UNESCO listesinde mi?
Dünya Mirası Listesi'nde değil; 2020'den beri Geçici Liste'dedir (ref. 6470).
Müzekart geçerli mi?
Bakanlığın sayfası, T.C. vatandaşları için Müzekart'ın geçerli olduğunu belirtir.
Kaynaklar (12)

Fotoğraf kaynakları