Patara

Türkiye Antik kent

Patara

Antik adları: Patara, Arsinoe, Patar, Pttara

Fotoğraf: Dosseman

Patara, Likya Birliği'nin başkenti ve Aziz Nikolaos'un doğum yeridir; Roma zafer takı, tiyatrosu, Nero Hamamı, feneri ve tahıl ambarıyla Gelemiş'te, 18 km'lik kumsalın yanında durur.

Son güncelleme:

Patara, Türkiye, Antalya konumunda bulunan antik bir kenttir. Başlıca dönemleri: Hellenistik Dönem, Roma Dönemi, Bizans Dönemi, Kalkolitik Dönem.

Patara'nın bugün kumsalın ve kum tepelerinin gerisinde bataklığa benzeyen limanı, bir zamanlar Ksanthos Vadisi'nin denize açılan tek kapısıydı. Kentin yüzyıllarca ayakta kalmasını sağlayan şey buydu. Likya Birliği'nin başkenti olan Patara, Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Gelemiş yöresinde, Likya kıyısında yer alır. Noel Baba olarak bilinen Aziz Nikolaos'un doğduğu yer olması da kente Hristiyanlık tarihinde ayrı bir ağırlık verir.

Konum

Koyu kuzeyde, güneyde ve doğuda üç tepe çevreler: Tepecik, Kurşunlu ve Doğucasarı. Koyun uzunluğu yaklaşık 1 km, ortalama genişliği 200 m'dir; kent bu doğal limanın çevresinde kurulmuştur. Antik kentin yanında uzanan kumsal 18 km uzunluğundadır ve Caretta caretta kaplumbağalarının yumurta bıraktığı ender kıyılardandır. Likya Yolu yürüyüş rotası da buraya yakın geçer. Ptolemaios döneminde kentin taşıdığı ad Arsinoe'dir; bugünkü yerleşim ise Gelemiş adını taşır.

Tarihçe

Patara'daki yerleşim, kazı verilerine göre Erken Kalkolitik Çağ'a, yani yaklaşık M.Ö. 5500'e kadar iner. Kentin adı Hitit metinlerinde Patar olarak geçer; bu kayıt, IV. Tuthaliya'nın M.Ö. 13. yüzyıl sonlarındaki Lukka seferiyle ilişkilidir. Miletoslu Hekataios ve Halikarnassoslu Herodotos gibi yazarlar kenti Apollon'un kehanetiyle birlikte anar: tanrı kehanetlerini yılın altı ayında Delos'ta, altı ayında Patara'da verirdi. Bu anlatı, M.Ö. 1. binyılda Patara'nın dinî açıdan ne kadar saygın olduğunu gösterir. Kent M.Ö. 540-330 arasında Pers egemenliğinde kaldı ve M.Ö. 334/333'te Büyük İskender'e geçti.

Yaklaşık M.Ö. 287-197 arasında Ptolemaios Krallığı'nın eline geçen kent, II. Ptolemaios Philadelphos'un eşinin onuruna Arsinoe adını aldı. Kısa süren Seleukos dönemi (M.Ö. 197-189/188) boyunca Kartacalı Hannibal Seleukos donanmasını komuta ederken Patara'yı üs olarak kullandı. Apameia Antlaşması'ndan (M.Ö. 188/187) sonra Likya, Roma'nın müttefiki Rhodos'a bırakıldı; Hellenistik dönem boyunca Patara, Likya Birliği'nin başı sayıldı ve caput gentis, yani Likya soyunun başı unvanını taşıdı. M.Ö. 167-168'de Roma'ya karşı özerklik, Rhodos'a karşı bağımsızlık kazandı.

M.S. 43'te Claudius'un emriyle Likya bir Roma eyaleti oldu ve Patara başkent kaldı. Vespasianus M.S. 74 dolaylarında Likya'yı Pamphylia ile birleştirip Lycia et Pamphylia adlı çift eyaleti kurduğunda, başkent yine Patara'ydı. Roma yönetiminde valilerin yargı işlerini gördüğü bir merkez, doğu eyaletleriyle bağlantı kuran bir deniz üssü ve Anadolu'dan Roma'ya giden tahılın depolandığı bir liman olarak önemini korudu. Roma sonrasında Apollon'un kehanet merkezi olarak da ün yaptığı söylenir. Aziz Pavlus'un Roma'ya gitmek için buradan gemiye bindiği bilinir.

Hristiyanlığın yayılmasıyla Patara önemli bir dinî merkez haline geldi. Aziz Nikolaos M.S. 4. yüzyılda burada doğdu. M.S. 325'teki İznik Konsili'nde Likya adına imza atan tek isim Patara Piskoposu Eudemos'tu; 381'deki Konstantinopolis Konsili'nde ise II. Eudemos öne çıktı. II. Eudemos'un lahdi kazılarda bir kilisede bulunmuştur. Sir John Mandeville adlı 14. yüzyıl gezgini, Patera diye andığı bu kenti hacıların uğrak yeri olarak yazar; kaydın, Aziz Nikolaos adına bir ruhban okulunun o çağda da sürdüğünü gösterdiği düşünülür.

10. yüzyılda Doğu Roma'nın önemli bir deniz üssü olan Patara'nın Bizans denetiminden çıkışı, 1191 ile 1204 arasında Türkmen güçlerinin eline geçmesiyle gerçekleşti. Akdeniz'de Selçuklu denetimine giren ilk liman oldu ve 1211'de resmen Selçuklu sınırlarına katıldı. 13.-15. yüzyıllar arasında Eşen Nehri'nin getirdiği alüvyonlar limanı doldurarak kentin deniz ticaretini zayıflattı; Patara 1424'te Osmanlı topraklarına katıldı. 1478'de Cem Sultan, Rhodoslularla anlaşmak üzere Patara'ya geldi ve limandan Rhodos'a geçti; bu, kayıtlardaki son önemli olaydır. 1906'da II. Abdülhamit'in emriyle Osmanlı'nın ilk telsiz-telgraf istasyonu Patara'da kuruldu ve Trablusgarp Savaşı sırasında Kuzey Afrika ile bağlantıyı sağladı; yapılar 1911'de İtalyan donanmasının saldırısıyla kullanılamaz hale geldi.

Neler görülür

Zafer takı ve nekropolis

Antik kente bir Roma zafer takının altından girilir; yapı iyi korunmuştur ve yazıtlara bakılırsa M.S. 100 dolaylarında bölge valisi adına yapılmıştır. Takın batısında, Likya tipi lahitlerin durduğu nekropolis (antik mezarlık alanı) uzanır.

Tiyatro ve Meclis Binası

Kentin güney ucunda Kurşunlu Tepe'ye yaslanan tiyatro, M.S. 147'de bir depremin ardından baştan kurulmuştur. Sahne binasında devşirme bloklar bulunduğu için, yani eski yapılardan alınıp yeniden kullanılan taşlar yüzünden, bazı araştırmacılar yapıyı M.S. 2. ya da 3. yüzyıla tarihler. Tiyatronun kuzeyindeki Meclis Binası (bouleuterion), Patara başkent olarak toplandığında kullanılan yapıdır. Kurşunlu Tepe'nin öteki kalıntıları arasında Vespasian Hamamı, bir Korinth tapınağı, ana cadde ve liman yapıları vardır.

Nero Hamamı

Agoranın kuzeydoğu köşesinde, liman caddesinin yaklaşık 60 m doğusunda duran Nero Hamamı'nın bölümleri batıdan doğuya frigidarium (soğuk bölüm), tepidarium (ılık bölüm) ve caldarium (sıcak bölüm) olarak sıralanır ve toplamda yaklaşık 1.200 m2 yer kaplar. Frigidarium duvarları yaklaşık 9 m yüksekliğe kadar ayaktadır; kuzeyindeki soğuk su havuzu 7 x 5,3 m boyutlarında ve 1,5 m derindir. Lentodaki yazıt hamamı Vespasianus adına, valisi Sextus Marcius Priscus eliyle yapılmış olarak kaydeder; yazının bir kısmı sonradan kazınmıştır.

Frigidarium büyük olasılıkla M.S. 2. yüzyılın ortasında eklendi. Havuzu çevreleyen sekiz sütunlu düzende kullanılan iki Blattkelch (yaprak biçimli çanak) başlığı ise M.S. 1. yüzyılın ilk yarısına aittir ve devşirmedir; Roma çağında yeniden kullanımın erken bir örneği olarak yayımlanmıştır. Kazılar bu hamamda 2018'den beri sürüyor.

Tahıl ambarı, fener ve liman

Hadrianus ve eşi Sabina'nın M.S. 2. yüzyılda yaptırdığı tahıl ambarı (Granarium, Latincesiyle horreum) Patara'nın anıtsal yapılarından biridir. Limana bakan 75 x 25 m'lik binanın cephesindeki büyük Latince yazıt Hadrianus'u anar. Liman girişinde, batı yakadaki bir kayalıkta Nero döneminde yapılmış, yaklaşık 30 m yüksekliğinde bir fener (pharos) yükselirdi. Bir heykel kaidesindeki yazıt, Patara Meclisi ile halkının Vespasianus dönemi valisi Sextus Marcius Priscus'u, hem bu fenerin hem de ikinci bir fenerin (antipharos) yaptırılması nedeniyle onurlandırdığını bildirir.

Liman kıyısındaki 19 x 14 m'lik tapınak tipli mezar Patara'nın en büyüğüdür; arkasında 2010 yazında keşfedilen bir stadyum kıyı boyunca uzanır. Bir Patara hayırseveri olan Ti. Claudius Flavianus Eudemos'u onurlandıran bir yazıtın yayımlandığı 2024 tarihli makale ise gymnasionun yerini disiplinlerarası bir yöntemle belirleyip kent merkezindeki düzene nasıl oturduğunu inceler. Kente su, yaklaşık 20 km uzaktaki bir kayalıktan su yollarıyla taşınırdı; Delikkemer su kemeri Vespasianus zamanında onarılmıştır.

Araştırma ve kazılar

Patara haritalara ilk kez Fransız elçi Choiseul-Gouffier'in 1782'de yayımlanan kitabında girdi. Sir William Gell başkanlığındaki Society of Dilettanti heyeti 1810/11'de bölgeyi gezdi; 1840'ta yayımladığı çalışmada kentin planı ile Francis Octavius Bedford'un tiyatro, tapınak, depo, anıt mezar ve kent kapısı çizimleri yer alır. Texier 1836'da, Fellows 1838'de, Spratt ile Forbes 1842'de geldi; Otto Benndorf başkanlığındaki Avusturya heyeti 1881'de bölgeyi gezdi. İlk kazı 1952'de F. J. Tritsch ile Antalya Müze Müdürü Ahmet Dönmez'in yaptığı bir kurtarma kazısıydı ve buluntular Antalya Müzesi'ne taşındı. Wolfgang W. Wurster 1974-1976'da kentin ilk kapsamlı planını çıkardı.

Uzun soluklu kazılar, yedi yıllık bir izin sürecinin ardından 1988'de Atatürk Üniversitesi adına Fahri Işık başkanlığında başladı. 1991'den itibaren Akdeniz Üniversitesi sürdürüyor; kazı başkanı Havva Işık'tır. 2024 sezonu tamamlandı, Nero Hamamı ve bağlı yapılardaki çalışma sürüyor. 2020 yılı Cumhurbaşkanı tarafından Patara Yılı ilan edilmişti.

Ziyaret

Örenyerinin adresi Gelemiş Mahallesi'dir; sesli rehber hizmeti vardır ve Müzekart T.C. vatandaşları için geçerlidir. Saat ve ücretler için gitmeden önce resmi duyurulara bakın.

Sık sorulan sorular

Patara nerede?
Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Gelemiş yöresinde, Likya kıyısındadır. Yanında 18 km'lik bir kumsal uzanır.
Patara neden önemlidir?
Likya Birliği'nin başkentiydi; Roma çağında önce Likya, sonra Lycia et Pamphylia eyaletinin merkezi oldu. Aziz Nikolaos'un da doğum yeridir.
Patara'da kazılar ne zaman başladı?
İlk kurtarma kazısı 1952'de yapıldı. Uzun soluklu çalışmalar 1988'de Fahri Işık başkanlığında başladı; 1991'den beri Akdeniz Üniversitesi sürdürüyor.
Nero Hamamı hangi döneme aittir?
Lentodaki yazıt hamamı Vespasianus adına, valisi Sextus Marcius Priscus aracılığıyla yapılmış olarak kaydeder. Frigidarium bölümü büyük olasılıkla M.S. 2. yüzyılın ortasında eklenmiştir.
Patara'nın limanı neden önemini yitirdi?
13. ile 15. yüzyıllar arasında Eşen Nehri'nin taşıdığı alüvyon limanı doldurdu ve kentin deniz ticaretindeki rolü zayıfladı.
Patara'nın çevresinde ne var?
Antik kentin yanındaki 18 km'lik kumsal Caretta caretta kaplumbağalarının yumurtlama alanıdır. Likya Yolu yürüyüş rotası da yakından geçer.
Kaynaklar (17)

Fotoğraf kaynakları