Selimiye Camii ve Külliyesi

Türkiye Cami UNESCO

Selimiye Camii ve Külliyesi

Antik adları: Selimiye Camii

Fotoğraf: Dosseman

Edirne'deki Selimiye, Mimar Sinan'ın 1569-1575 arasında II. Selim için yaptığı tek kubbeli külliyedir; 2011'den beri UNESCO Dünya Mirası'dır.

Son güncelleme:

Selimiye Camii ve Külliyesi, Türkiye, Edirne konumunda bulunan bir yerdir (Cami). Başlıca dönemleri: Osmanlı Dönemi. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne 2011 yılında alınmıştır.

Selimiye Camii ve Külliyesi, Osmanlı'nın eski başkenti Edirne'nin siluetine hâkim olan, Mimar Sinan'ın II. Selim için yaptığı külliyedir. UNESCO, tek büyük kubbeye doğru basamak basamak yükselen camiyi, dört ince minareyi, çinilerle bezeli iç mekânı, el yazması kütüphanesini, mermer avluyu ve bağlı eğitim yapılarını 16. yüzyıl Osmanlı külliye anlayışının doruk noktası olarak niteler. Külliye 2011'de Dünya Mirası Listesi'ne girmiştir.

Konum ve çevre

Külliye, Edirne kent merkezinin en yüksek noktasında, Avrupa ile Anadolu'yu bağlayan yolların kesiştiği, Bulgaristan ve Yunanistan sınırına yakın bir şehirde yer alır. ICOMOS, mülkün 2,5 hektar, çevresindeki tampon bölgenin 37,5 hektar olduğunu yazar. Tampon bölge, kentin Roma dönemi Hadrianopolis'ten Osmanlı dönemine uzanan gelişimini gösteren yapıları, Eski Cami ve Üç Şerefeli Cami gibi eserleri de içine alır.

Tarihçe

Külliye, 1569-1575 arasında II. Selim tarafından, Sarıbayır veya Savak Meydanı adıyla anılan alanda inşa edilmiştir. Arsa daha önce Yıldırım Bayezid'in sarayına ev sahipliği etmişti; saray, Edirne'nin 1364'ten itibaren başkent olduğu dönemde Osmanlı'nın ilk sarayı olarak kullanılmıştı. 1453'ten sonra başkent İstanbul'a taşınınca alan askerî karargâh olarak kullanılmıştır. II. Selim, camiyi bitmiş göremeden ölmüştür. Yapının tasarımı ve siparişleri iyi belgelenmiştir; kayıtlar belirli ocaklardan taş ve mermer istendiğini, hattat olarak Karahisarî Molla Hasan'ın görevlendirildiğini ve çinilerin İznik'ten getirildiğini gösterir.

ICOMOS'a göre Sinan 1538'den itibaren elli yıl baş mimar olarak çalışmış, dört yüzden fazla yapı inşa etmiş ve bu camiyi en büyük ustalık eseri olarak nitelemiştir. ICOMOS ayrıca Şehzade Camii (1543-1548) ve İstanbul'daki Süleymaniye Camii'nin (1550-1557) Sinan'ın Selimiye'ye uzanan yolunda aşamalar olduğunu kaydeder.

Mimari

Cami karemsi bir planla, tek kubbeli ve dört minarelidir. UNESCO kubbenin çapını 31,5, ICOMOS 31,3 metre olarak verir; ICOMOS'a göre kubbe iç mekânda 42,3 metre yüksekliğe ulaşır ve sekiz büyük bağımsız ayağa oturur. Bu çözüm geniş pencere alanları sağlar ve iç mekânı çok aydınlık kılar. UNESCO namaz mekânının 45 x 36 metre olduğunu yazar. Kıble duvarındaki geniş, apsisli mihrap nişi üç yandan ışık alır ve parlak İznik çinileriyle kaplıdır. Mihrabın kendisi Marmara mermerindendir ve mukarnasla biter. Mermer minber sağdaki ayaktan dışarı taşar. Kubbenin altında, ortada müezzinler mahfili kıvrık kemerli mermer sütunların taşıdığı bir şadırvanın üzerindedir. Hünkâr mahfili kuzeydoğu köşede, çiçek desenli İznik çinileriyle süslüdür. Çinilerin tasarımı Sinan'a atfedilir; lale, elma ağacı ve çiçek açmış meyve ağacı motifleri öne çıkar. Ana kapının kündekâri işi fildişi ve sedefle kakmalıdır.

Dışta bal rengi kumtaşı kullanılmış, pencere çevreleri ve silmeler kırmızı kumtaşıyla vurgulanmıştır. Dış kemerlerin kilit taşları kırmızı kumtaşı ile beyaz mermer almaşığıdır; kubbeler kurşun kaplıdır. Dört yivli taş minare 70,89 metreye ulaşır; her birinin üç şerefesi vardır ve kuzeydeki ikisinde her şerefeye ayrı merdivenle çıkılır. Mermer döşemeli şadırvanlı avlu, kubbeli revaklarla çevrilidir; revakların her yanındaki altı sütun Kıbrıs'tan, Kapıdağ yarımadasındaki Aydıncık'tan ve Suriye'den getirilmiş devşirmedir. Avlunun ortasında on altı köşeli beyaz mermer bir şadırvan bulunur.

Külliyenin diğer yapıları

Camiyi, 190 x 130 metrelik dıştaki avlu çevreler. Avlunun iki köşesinde, birbirinin neredeyse ayna görüntüsü iki medrese yer alır: Darülkurra ve Darülhadis. Darülhadis 1936'da Etnografya Müzesi'ne, 1971'de Türk-İslam Eserleri Müzesi'ne dönüştürülmüş ve bugün hâlâ bu amaçla kullanılmaktadır. Darülkurra 1925'te Atatürk'ün emriyle Şehir Müzesi olmuş, savaş sonrasında farklı amaçlarla kullanılmış, 2006'da Vakıflar tarafından restore edilmiş ve bugün Vakıf Müzesi'dir.

Külliyenin gelir kaynağı olan arasta, yaklaşık 225 metrelik kapalı bir sokağın iki yanında 124 dükkândan oluşur. ICOMOS, arastanın Sinan'dan sonra Davud Ağa tarafından III. Murad'ın emriyle yapıldığına dair kanıt olduğunu, ancak aday dosyanın, eğimli arazide yapı konusunda uzman olan Sinan'ın tasarımı olduğunu savunduğunu yazar. Arastanın ortasında, dükkâncıların her sabah dürüst ticaret yemini ettiği kubbeli bir namaz alanı yer alır. Külliyede ayrıca bir sıbyan mektebi ve takvim hazırlanan Müvakkithane bulunur. Cami içindeki kütüphane, II. Selim'in bağışladığı 277 kitapla başlamıştır; el yazmaları 2004-2006'da sayısallaştırılmıştır.

Onarımlar

III. Murad, 1584'teki bir yıldırım hasarı için Sinan'a onarım yaptırdı. 1752 depremi bir minarenin şerefelerine, bazı camlara ve Müvakkithane kubbesine zarar verdi. 1839-1861 arasında Abdülmecid döneminde iç bezemeler sıvanıp barok motiflerle süslendi; 1877-78 Rus işgalinde hünkâr mahfilinden çini ve oymalar söküldü. 1930 ve 1932 fırtınalarından sonra Atatürk onarım emri verdi, minare külahları kaldırıldı ve 1950-1955'teki büyük restorasyonla yeniden yapıldı; bu çalışmada 19. yüzyılda eklenen sıva ve süslemeler temizlendi. 1978-1985 arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü kaybolmuş veya örtülmüş bezemeleri geri kazanmak için kapsamlı bir restorasyon yürüttü. 2004-2008 arasında minarelerin ahşap kısımları onarıldı ve kurşun külahlar yenilendi.

UNESCO ve koruma

Külliye, 2011'de (i) ve (iv) ölçütleriyle listeye girmiştir. UNESCO'ya göre ölçüt (i), kubbe sistemi ve yapısal yenilikle Sinan'ın ustalığını; ölçüt (iv) ise külliyenin Osmanlı'nın zirvesini temsil eden en uyumlu ifadesini gösterir. ICOMOS, aday dosyanın önerdiği (ii) ve (iii) ölçütlerini gerekçelendirilmiş bulmamıştır. Mülk, 2863 sayılı Kanun ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ile korunur; tüm çalışmalar Bölge Koruma Kurulu onayına tabidir. UNESCO, kentin siluetindeki egemen konumun korunması için bakış koridorlarının gözetilmesinin önemli olduğunu belirtir.

Ziyaret

Cami yaşayan bir ibadet yeridir; külliyedeki medreseler müze olarak kullanılır. Bakanlık veya Vakıflar'ın külliye için tek bir güncel resmi sayfası kaynak olarak okunmadığından saat ve koşullar burada verilmemiştir; güncel bilgi için resmi duyurulara bakın.

Sık sorulan sorular

Selimiye Camii'ni kim yaptı?
Mimar Sinan, Sultan II. Selim adına. ICOMOS Sinan'ın bu camiyi en büyük ustalık eseri saydığını yazar.
Selimiye ne zaman inşa edildi?
1569-1575 arasında. Sultan II. Selim yapının bitişini görememiştir.
Kubbe ne kadar geniştir?
UNESCO çapı 31,5 metre, ICOMOS 31,3 metre verir. ICOMOS iç yüksekliği 42,3 metre olarak yazar.
Minareler ne kadar yüksektir?
ICOMOS'a göre dört minarenin her biri 70,89 metre yüksekliğindedir.
Külliyede neler vardır?
Cami, şadırvanlı avlu, Darülkurra ve Darülhadis medreseleri, arasta, sıbyan mektebi, müvakkithane ve cami içindeki kütüphane.
Medreseler bugün ne işe yarıyor?
Darülhadis Türk-İslam Eserleri Müzesi, Darülkurra Vakıf Müzesi olarak kullanılır.
Selimiye UNESCO'ya ne zaman girdi?
2011'de, (i) ve (iv) ölçütleriyle.
Arastayı kim tasarladı?
ICOMOS, Davud Ağa'nın yaptığına dair kanıt olduğunu, aday dosyanın ise tasarımın Sinan'a ait olduğunu savunduğunu yazar.
Kaynaklar (12)

Fotoğraf kaynakları