Arslantepe Örenyeri

Türkiye Höyük UNESCO

Arslantepe Örenyeri

Antik adları: Melid, Meliddu, Malitiya

Fotoğraf: Zeynel Cebeci

Malatya'daki Arslantepe, Geç Kalkolitik saray kompleksi ve Kral Mezarı ile ilk yönetim biçimlerine tanıklık eden bir höyüktür; 2021'de UNESCO listesine girdi.

Son güncelleme:

Arslantepe Örenyeri, Türkiye, Malatya konumunda bulunan bir yerdir (Höyük). Başlıca dönemleri: Roma Dönemi, Bizans Dönemi, Kalkolitik Dönem, Tunç Çağı, Demir Çağı. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne 2021 yılında alınmıştır.

Arslantepe, Malatya'nın kuzeyinde, Orduzu yakınlarındaki 30 metre yüksekliğinde bir höyüktür. Bakanlığa göre Türkiye'nin en büyük höyüklerinden biridir ve çok uzun süre kesintisiz iskân görmüştür. UNESCO, höyüğü 2021'de Dünya Miras Listesi'ne almıştır.

Alanın dünya çapındaki önemi, Geç Kalkolitik çağdaki saray kompleksinden gelir: olağanüstü iyi korunmuş bu kalıntı, ilk yönetim sistemlerinin ve seçkin sınıfın yaşamını olağanüstü ayrıntıyla gösterir.

Konum ve ulaşım

Bakanlık höyüğü Malatya'nın 7 km kuzeydoğusunda Orduzu'da, ICOMOS ise kent merkezinin 5 km kuzeyinde olarak tanımlar. Höyük Malatya Ovası'nın verimli topraklarındadır; ICOMOS ve UNESCO onu Fırat'ın sağ kıyısından 12 km uzakta gösterir. Bakanlığın verdiği alan 4,5 hektardır; ICOMOS 4,85 hektarlık bir tescilli alandan söz eder. Bakanlık adres olarak Bahçebaşı Mahallesi'ni gösterir. Bu sayfadaki koordinat Wikidata kaydından alınmıştır.

Tarihçe

Bakanlığın sayfası höyükte yerleşimin yaklaşık M.Ö. 5000'den M.S. 11. yüzyıla uzandığını, UNESCO ve ICOMOS ise en az M.Ö. 6. binyıldan geç Roma dönemine kadar kullanıldığını yazar. Bakanlığa göre bölgedeki su kaynakları, tarıma elverişlilik ve Fırat'ın taşkın alanının dışında kalması kesintisiz iskânı mümkün kılmıştır. Hitit çağında kentin adı kaynaklarda Malitiya, Meliddu gibi biçimlerle geçer.

ICOMOS, kazılarla ortaya çıkan en eski seviyeleri M.Ö. 5. binyılın sonuna tarihler (VIII. evre, yaklaşık M.Ö. 4300-3900). VII. evrede (M.Ö. 3800-3400) alçak sıvalı kerpiç sütunlu, duvar resimli yapılar ve iki büyük tören yapısı (C ve D tapınakları) ortaya çıkar; bu tapınaklardan yüzlerce kil mühür baskısı ve yüzlerce kase gelmiştir. VIA evresinde (M.Ö. 3400-3100) dinsel yapıların merkezî önemi azalır, geniş bir avlu ve 3500 metrekareyi aşan sözde kamusal saray öne çıkar.

Saray, ICOMOS'a göre yaklaşık M.Ö. 3100'de bir yangınla yok olmuştur; ardından Erken Tunç Çağı'nın başlarında çobanların yerleşmesi ve yeni bir kerpiç yapı görülür. M.Ö. 2750-2000 arasındaki evrelerde yerleşim yeniden düzenlenmiş, surlar ve yarım daire bir kule yapılmış; M.Ö. 2000-1750 arası Orta Tunç Çağı'na girilmiştir. Demir Çağı'nın (M.Ö. 1100-712) kalın şehir surları 3-4 metre yüksekliğe kadar korunmuştur. Yeni Hitit kenti, aynı kaynağa göre M.Ö. 712'de Asur Kralı II. Sargon tarafından yıkılmış; sonrasında geç Roma çağına ait az sayıda iz ve Bizans dönemi mezarlığı bulunmuştur. Bakanlık, bölgenin M.S. 5. ve 6. yüzyıllarda Roma köyü, sonrasında Bizans nekropolü olarak kullanıldığını yazar.

Öne çıkan yapılar ve buluntular

Geç Kalkolitik saray kompleksi

Bakanlık, M.Ö. 3300-3000 arasına tarihlediği kerpiç bir saray bulunduğunu yazar; UNESCO bu dönemi M.Ö. 3400-3100 olarak verir. Saray koridorlarının duvarlarında baskı motifler ve duvar resimleri bulunur. Çok sayıda mühür baskısı, yoğun bir idari faaliyeti ve çok sayıda görevlinin çalıştığını gösterir. ICOMOS'a göre duvar resimleri yalnızca süs değil, saraya girenlere ideolojik mesajlar ileten öğelerdir ve olası bir taht platformu keşfedilmiştir. UNESCO'ya göre bu, bölge için bilinen en geniş bütünlüklü Geç Kalkolitik kompleksidir. Saray ve çevresindeki yapılar ani ve belki şiddetli bir yıkıma uğramış; bu olay kalıntıların yıkıntı altında mühürlenmesini sağlamıştır.

Silahlar ve Kral Mezarı

Saray alanında arsenikli bakır silahlar, gümüş kakmalı kılıç ve hançerler, yüksek ayaklı meyve kaseleri ve Mezopotamya tipi uzun vazolar çıkmıştır; ICOMOS'a göre silah grubunda dokuz kılıç ve on iki mızrak ucu vardır. Bakanlık, sarayın yanında M.Ö. 2900 tarihli, zengin hediyeli bir mezar bulunduğunu ve mezarı kapatan taş kapağın üzerinde kurban edilmiş dört genç insan bedeni yer aldığını, bunun bir kral mezarı olduğunu düşündürdüğünü yazar. ICOMOS ise Kral Mezarı'nı, höyüğün kenarındaki; metal, silah, alet ve altın-gümüş-bakır takılarla dolu bir taş sanduka olarak tanımlar ve onu M.Ö. 3100-3000 evresinde anar.

Geç dönem yapıları

Bakanlığa göre ilk kazılarda ortaya çıkan duvar kabartmaları arasında iki aslan ve Kral Tarhunza heykeli yer alır; Malatya'da müze bulunmadığından bu eserler Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne götürülmüş ve hâlâ orada sergilenir. DergiPark makalesi, yeni Hitit sanatına özgü aslanlı kapıyı höyüğün adıyla ilişkilendirir.

Kazı çalışmaları

Bakanlık ve ICOMOS kazıların 1930'larda başladığını belirtir; ICOMOS bunu Fransız bir ekibe bağlar. DergiPark makalesi Fransız arkeolog L. Delaporte'un 1930'daki çalışmasında Aslanlı Kapı'yı ve Geç Asur dönemi sarayını açığa çıkardığını, 1949-1951 arasında C. Schaeffer'in yeniden kazı yaptığını yazar. İtalyan Sapienza Üniversitesi ekiplerinin çalışması 1960'larda başlamış, makaleye göre 1961'de A. Palmieri 1990'a dek, ardından M. Frangipane 2019'a dek kazı başkanlığı yapmış, günümüzde kazı F. Balossi Restelli'nin yönetiminde sürmektedir. ICOMOS, son 45 yılda araştırmaların daha çok höyüğün batı ve güneybatı bölümlerindeki tarih öncesi ve proto-tarihî katmanlara odaklandığını, 2008'de kuzeydoğu kesimde Hitit dönemi ve geçiş evrelerini incelemek için kazı yapıldığını yazar. Sapienza proje kaydı, üç bölümlü bir tapınak, ritüel ve gömü alanı ile büyük anıtsal bir seçkin yerleşim bölgesinin yeni araştırmalarla keşfedildiğini ve 2. ile 1. binyıl dizisinin höyüğü Hitit İmparatorluğu çağında bölgenin başkenti hâline getirdiğini belirtir.

Buluntular ve müzeler

Bakanlığa göre alanın buluntuları Malatya Arkeoloji Müzesi'nde sergilenir. Kazıda 2000'in üzerinde mühür baskısı ve metal eser ele geçmiştir. Bakanlık höyüğü, ilk devlet biçiminin ortaya çıktığı, aristokrasinin doğduğu önemli bir idari, dinî ve kültürel merkez olarak yorumlar.

UNESCO ve koruma

Höyük 2014'te Geçici Liste'ye alınmış, 2021'de (iii) ölçütüyle Dünya Miras Listesi'ne girmiştir. UNESCO'ya göre alan, Geç Kalkolitik çağda ilk idari seçkinlerin yaşamına olağanüstü bir tanıklık sunar. 20 Ocak 1989'da Adana Koruma Kurulu kararıyla 1. derece arkeolojik sit olmuş, sınırları 23 Aralık 2010'da genişletilmiştir; çevresi 3. derece sit alanıdır. Kerpiç kalıntılar iki çatı örtüsüyle korunur; ICOMOS bu sistemi başarılı bulmakla birlikte açıkta kalan bölgelerin su baskınına açık olduğunu belirtir ve Orduzu'daki yapılaşmayı ve birinci derece deprem kuşağındaki konumu başlıca etkenler arasında sayar. Yönetim planı (2019-2024) Ocak 2019'da onaylanmıştır.

Ziyaret

Güncel saat ve ücret için Bakanlığın resmi sayfasına bakın. Bakanlığın TR sayfası, T.C. kimlik kartı sahiplerinin Müzekart ile girebildiğini belirtir.

Sık sorulan sorular

Arslantepe nerede?
Malatya kent merkezinin kuzeyinde, Orduzu yakınındadır. Bakanlık 7 km kuzeydoğu, ICOMOS 5 km kuzey der.
Arslantepe ne zaman UNESCO listesine girdi?
2021'de, (iii) ölçütüyle Dünya Miras Listesi'ne alındı; 2014'te Geçici Liste'ye girmişti.
Arslantepe neden önemlidir?
UNESCO'ya göre Geç Kalkolitik çağdaki saray kompleksi, ilk idari seçkinlerin yaşamına ve en erken devlet yönetimi biçimlerine olağanüstü ayrıntıyla tanıklık eder.
Höyük ne kadar eskidir?
Bakanlık yerleşimi yaklaşık M.Ö. 5000 ile M.S. 11. yüzyıl arasına koyar; UNESCO ve ICOMOS en az M.Ö. 6. binyıla işaret eder.
Saray ne zaman yıkıldı?
ICOMOS'a göre yaklaşık M.Ö. 3100'de bir yangınla yok oldu; UNESCO yıkımın ani ve belki şiddetli olduğunu belirtir.
Kral Mezarı'nda ne bulundu?
Bakanlık zengin hediyeler ve taş kapakta dört kurban edilmiş genç beden anar. ICOMOS metal, silah, alet ve altın, gümüş ve bakır takı bulunduğunu yazar.
Kazıları kim yürütüyor?
1961'den beri İtalyan Sapienza Üniversitesi ekibi Türk meslektaşlarla çalışır. Sapienza kaydında Frangipane kazı direktörü olarak, Balossi Restelli proje sorumlusu olarak geçer.
Buluntular nerede sergileniyor?
Bakanlığa göre Malatya Arkeoloji Müzesi'nde; ilk dönem kabartmaları Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ndedir.
Kaynaklar (15)

Fotoğraf kaynakları