Şanlıurfa yakınında, yaklaşık 12 bin yıl önce avcı-toplayıcıların diktiği T biçimli dev taşlar; tarımdan önceki anıtsal mimari. 2018'den beri Dünya Mirası.
Göbeklitepe Örenyeri, Türkiye, Şanlıurfa konumunda bulunan bir yerdir (Höyük). Başlıca dönemleri: Neolitik Dönem. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne 2018 yılında alınmıştır.
Bir kireçtaşı sütunu 5-6 metre boyunda, birkaç on tona kadar ağırdır ve üzerinde kol, el, kemer ile peştamal işlenmiştir; yani taş, ayakta duran bir insan gibi okunur. Böyle yirmi kadar sütunun halkalar hâlinde dizildiği Göbeklitepe, Şanlıurfa'nın yaklaşık 15 km kuzeydoğusunda, Harran Ovası'na bakan bir yükseltidedir. Çanak Çömleksiz Neolitik'e, yani henüz çömlek yapılmayan Taş Devri'ne tarihlenir ve 2018'de UNESCO Dünya Miras Listesi'ne girmiştir.
Yapıları kuranlar çiftçi değil, avcı-toplayıcılardı. Bu yüzden Göbeklitepe, örgütlü emeğin ve ortak bir inanç dünyasının yerleşik hayattan önce ya da onunla yan yana ortaya çıktığını gösteren başlıca örnek sayılır.
Konum
Neolitik köylerin çoğu su kıyısında, vadide ya da ovada kurulur. Göbeklitepe ise Harran Ovası'nı kuzeyden sınırlayan, çevreye hâkim bir tepenin üstündedir. Germuş Dağları'nın içinde, Örencik Köyü'nün yaklaşık 2,5 km doğusunda kalan 126 hektarlık koruma alanı iki parçadan oluşur: doğal bir kireçtaşı platosu ve onun üzerinde yükselen yapay höyük. Höyüğün çapı 300 metre, yüksekliği 15 metre dolayındadır. Höyük, yüzyıllar boyunca üst üste birikmiş yerleşim ve dolgu katmanlarından oluşan bir tepe demektir.
Yeniden keşif
Tepe 1963'te Chicago ve İstanbul üniversitelerinin yürüttüğü bölge taramasında ilk kez arkeolojik alan olarak kaydedildi. Yüzeyde dağınık duran kireçtaşı blokları, araştırmacılara bir mezarlığı düşündürdü; üst kesimlerde sonradan açılmış, büyük olasılıkla İslami iki mezar da vardır. Yaklaşık otuz yıl boyunca bu yere kimse ilgi göstermedi.
Yeniden keşif 1994'te Alman arkeolog Klaus Schmidt'in Güneydoğu'daki Neolitik yerleri gezmesiyle gerçekleşti. Yine de hikâye yalnız onun adıyla anılmamalı. Tepenin iki km batısındaki Örencik'in aileleri, sürüm ve tarla sınırı duvarı örerken bulduklarını Şanlıurfa Müzesi'ne bildirmişti; Schmidt'i tepeye de yerel bir çiftçi götürdü.
Katmanlar ve tarihleme
Kazılarda dört katman ayırt edilir. En üstteki I. katman, erozyonun ve çağlar boyu süren tarımın oluşturduğu yüzey toprağıdır; Roma döneminde güneydoğu platosundan taş çıkarıldığı da bilinir. Altındaki III. katman en eski ve en gösterişli evredir. Çanak Çömleksiz Neolitik A'ya (kısaca PPNA) ait bu dönem, M.Ö. 9600-8700 arasına konur. Daha genç II. katman Erken PPNB dönemindendir, yani yaklaşık M.Ö. 8700-8200'e denk düşer. Alan bu tarihten sonra terk edilmiş, bir daha benzer amaçla kullanılmamıştır. Kabaca söylersek Göbeklitepe 11.500-12.000 yıllık bir yerdir.
Yapılar ve dikilitaşlar
Halkalar ve T biçimli taşlar
III. katmanın yapıları 10-30 metre genişliğinde, yuvarlak ya da oval planlıdır. Çevrede T biçimli dikilitaşlar aralıklarla sıralanır ve duvar ya da sekilerle birbirine bağlanır; ortada karşılıklı duran, yanlardakilerden büyük iki taş yükselir. Dikilitaşlar çevredeki kayalıklardan tek parça olarak kesilmiştir. Platoda yarım kalmış bazıları hâlâ yatmaktadır, kayalardaki oyuklar ile işaretlerin ne işe yaradığı ise henüz çözülmemiştir.
Taşların çoğunda hayvan, insan ya da soyut simge görülür. Gövdedeki kol ve parmak kabartmaları, kemer ve peştamal betimleri yüzünden taşlar soyutlanmış insan figürleri olarak yorumlanır. Hayvanların hepsi yabanidir: saldırı duruşunda yaban öküzü, yaban domuzu, ayı, panter, yılan, akrep benzeri eklem bacaklılar ve leş yiyen iri kuşlar. Yırtıcı hayvan heykellerinin yapıları koruyan bekçiler olabileceği, hatta antik çağın yeraltı bekçisi Kerberos imgesini çağrıştırdığı öne sürülür.
D yapısı
Bugüne kadar açılanların en büyüğü ve en iyi korunanı D yapısıdır. İki dev merkez taşını 11 T biçimli dikilitaş çevreler. Merkezdeki taşlar yaklaşık 5,5 metre boyunda, 8 ton kadar ağırdır ve ana kayadan oyulmuş alçak kaidelere oturur; kaidelerden birinde ördek kabartmalı bir friz uzanır. Bu yapıda en sık tilki, kuş ve yılan betimi görülür.
A'dan H'ye ve ötesi
Yapılar bulunuş sırasına göre A'dan H'ye adlandırılmıştır ve şimdiye dek yalnızca sekizinde çalışılmıştır. Yer altını tarayan jeofizik ölçümler ise en az yirmi anıtsal yapıya işaret eder; yani Göbeklitepe'nin çok büyük bölümü hâlâ toprağın altındadır.
Küçük odalar
II. katmanın yapıları daha küçüktür: dikdörtgen planlı, çoğu kez kireç sıvalı zeminli, yaklaşık 3x4 metrelik odalar. Ortada genellikle yalnızca iki küçük taş durur ve bunların en büyüğü bile 2 metreyi aşmaz.
Ne işe yarıyordu?
Yerleşim yeri olmadığı, ibadete hizmet ettiği görüşü yaygındır; yine de yakın dönem kazılarda daha sade, ev benzeri yapılar da bulunmuştur. Yapılar kullanımdan sonra bilerek kireçtaşı moloz, çakmaktaşı kıymığı, taş alet ve çok sayıda hayvan kemiğiyle doldurulup gömülmüştür. Kemiklerin bolluğu büyük şölenlere işaret eder; gömme eylemi ise ölü kültüyle ilişkilendirilir. Kutlama ve cenaze törenleri bu yorumlarda yan yana durur. Yapıların çatılı mı, açık mı olduğu ise cevapsız kalmıştır.
Kazı çalışmaları
Çalışmalar 1995'te Şanlıurfa Müzesi'nin çatısı altında başladı. Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden (DAI) Harald Hauptmann vekâleten kazı başkanıydı; koordinasyonu ilk günden Klaus Schmidt üstlendi. Hauptmann emekli olunca Schmidt 2006'da kazı başkanlığına geçti ve 2014'teki ölümüne dek sürdürdü. Sonrasında Şanlıurfa Müzesi başkanlığında Lee Clare saha yöneticisi ve DAI-DFG araştırmalarının koordinatörü oldu. 2019'dan beri Göbeklitepe Kültür ve Karahantepe Kazısı projesini Necmi Karul yürütür. DAI'nin araştırmaları Lee Clare'in koordinasyonunda sürer ve 2010'dan beri Alman Araştırma Vakfı DFG tarafından desteklenir.
Buluntular
Kazılardan çok sayıda hayvan heykeli, çakmaktaşı alet, taş boncuk, kap ve küçük figür çıktı. Leopar, yaban domuzu, leylek, tilki, ceylan, akrep ve yılan kabartmaları ile kafası olmayan bir insan kabartması Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde sergilenir. Müzede Göbeklitepe'nin bir replikası da vardır; tepeye gitmeden önce ya da sonra görmek anlamlıdır.
UNESCO ve koruma
Alan 2018'de (i), (ii) ve (iv) ölçütleriyle listeye alındı. Gerekçe şuydu: avcı-toplayıcılıktan ilk çiftçi topluluklara geçişin eşiğinde yükselen bu anıtsal mimari, taş işleme konusunda uzmanlaşmış ustaların varlığını ve belki daha hiyerarşik bir toplumun doğuşunu gösteriyor. Höyük ve plato 2005'te 1. derece arkeolojik sit olarak tescil edildi, tampon bölge 2016'da 3. derece sit ilan edildi. Yönetim planı 2013'te hazırlandı, 2016'da yenilendi ve 2017'de tamamlandı. Planlanan bir demiryolu hattı ile artan ziyaretçi sayısı ise tampon bölge ve çevre için olası risk olarak görülüyor.
Ziyaret
Kazı alanı üstü kapalı bir yürüyüş güzergâhıyla çevrilidir; karşılama bölümünden alana servisle bir dakikada çıkılır. Girişte sesli rehberlik hizmeti ve bilgilendirici animasyonlar bulunur. Saat ve ücret bilgisi için resmî müze sayfasına bakın. Müzekart T.C. vatandaşları için geçerlidir.
Galeri
Sık sorulan sorular
Göbeklitepe nerede?
Göbeklitepe kaç yıllık?
T biçimli taşlar neyi temsil ediyor?
Orada insanlar yaşıyor muydu?
Yapılar neden toprakla doldurulmuş?
Buluntular nerede sergileniyor?
Kaynaklar (15)
- Göbeklitepe Örenyeri / Göbekli Tepe Archaeological Site (TR ve EN sayfalar) — T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Müzeler ve Ören Yerleri
- Göbekli Tepe - World Heritage List 1572 (özet ve Üstün Evrensel Değer metni) — UNESCO World Heritage Centre
- Advisory Body Evaluation No 1572: Göbekli Tepe (ICOMOS, 2018) — ICOMOS / UNESCO
- Göbekli Tepe aday gösterme dosyası (Türkiye, 2017) — T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı / UNESCO WHC
- From the Göbekli Tepe Research Project: Over twenty-five years of research at Göbekli Tepe (2023) — Deutsches Archäologisches Institut, Tepe Telegrams
- Göbekli Tepe (Pleiades place 245438984) — Pleiades
Fotoğraf kaynakları
- Fotoğraf: Dosseman, CC BY-SA 4.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Teomancimit, CC BY-SA 3.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Creator:Rolfcosar, CC BY-SA 3.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: German Archaeological Institute, photo E. Kücük., CC BY 4.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Philrock, CC BY-SA 4.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Immanuelle, CC BY-SA 4.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Immanuelle, CC BY-SA 4.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Spica-Vega Photo Arts (Banu Nazikcan), CC BY-SA 4.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Kerimbesler, CC BY-SA 4.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)