Tlos

Türkiye Antik kent

Tlos

Antik adları: Tlos, Tlawa, Dalawa

Fotoğraf: Dosseman

Tlos, Seydikemer'de Akdağlar eteğindeki Likya kentidir; Bellerophon Mezarı, tiyatro, stadyum ve akropolüyle bilinir, 2009'dan beri UNESCO Geçici Listesi'ndedir.

Son güncelleme:

Tlos, Türkiye, Muğla konumunda bulunan antik bir kenttir. Başlıca dönemleri: Klasik Dönem, Roma Dönemi, Bizans Dönemi, Osmanlı Dönemi, Neolitik Dönem, Demir Çağı.

Tlos, Muğla'nın Seydikemer ilçesinde Yakaköy sınırları içinde, Fethiye'nin yaklaşık 40 km doğusunda kalan bir Likya kentidir. Bakanlığın İngilizce sayfasına göre kent, Akdağlar'ın güneybatı eteğinde, üç yanı dik kayalıklarla çevrili bir ovaya kurulmuştur ve Xanthos Vadisi'ndeki önemli Likya yerleşimleri arasında sayılır. Kültür Portalı ise Tlos'u Likya coğrafyasının en eski iskân alanlarından biri olarak tanıtır.

Konum ve ulaşım

Kültür Portalı, ören yerine Saklıkent yönüne giderken Güneşli köyünden doğuya ayrılan asfalt yolla ulaşıldığını yazar. Bakanlık sayfası komşu kentleri sıralar: Patara ile Xanthos doğuda, Kadyanda ile Telmessos batıda, Pınara güneyde kalır. Güncel ziyaret koşulları için resmî sayfaya bakın.

Adı ve erken dönem

Bakanlığa göre Yunan mitolojisi adı Tremiles ile Praksidike'nin dört oğlundan biri olan Tloos'a bağlar; gerçekte ise ad, Likçe Tlawa sözcüğünden türemiştir. Hitit metinlerinde kent Dalawa Ülkesi olarak anılır. Bakanlığın İngilizce sayfası Hitit Dönemi yerleşiminin arkeolojik buluntularla da belgelendiğini, Tlos kazıları ile yakındaki Arsa ve Girmeler mağaralarının verilerinin ise bölgedeki iskânı Hitit öncesine götürdüğünü söyler. Kültür Portalı yerleşimin Neolitik Dönem'den Demir Çağı'na kesintisiz sürdüğünü belirtir.

Bakanlığın Türkçe sayfası biraz farklı bir çerçeve çizer: Likya kentlerinin geçmişini belgeler M.Ö. 5. yüzyıla kadar götürür, ancak Tlos'ta tesadüfen bulunan bir balta M.Ö. 2. bine aittir ve kentin o çağda Talawa adıyla var olduğunu düşündürür. İki sayfa ayrıntıda ayrışsa da kentin çok eski bir yerleşim olduğu konusunda birleşir.

Tarihçe

Bakanlığın İngilizce sayfasına göre kent, diğer Likya kentleriyle birlikte M.Ö. 540'ta Pers İmparatorluğu'na katıldı; M.Ö. 5. ve 4. yüzyıllarda parlak bir Klasik Çağ yaşadı. M.Ö. 333'te İskender Anadolu'ya girince Likya'nın tamamı gibi Tlos da Makedon egemenliğine geçti. M.Ö. 3. yüzyılın başında Ptolemaioslar, M.Ö. 197'de kısa bir süre Seleukoslar kenti elinde tuttu. M.Ö. 168'de Likya kentleri Likya Birliği'ni kurdu ve Tlos birliğin üç oy hakkı olan altı büyük kentinden biri oldu.

M.S. 43'te İmparator Claudius Likya'yı eyalete çevirdi; Roma Dönemi'nde Tlos birlik içindeki önemini korudu. Likya'nın merkezi Patara'daki Yol Rehberi Anıtı, Likya yol ağının yedi yönden Tlos'a bağlandığını gösterir. Hristiyanlık çağında kent, Likya'nın önemli piskoposluk merkezlerinden biri oldu ve bu konumunu Bakanlığa göre 12. yüzyıla dek sürdürdü. Kültür Portalı, Osmanlı izlerini taşıyan kentin 18. yüzyılda bölgenin ticaret yollarının kesişim noktası olduğunu ekler. Bakanlık, 19. yüzyılda bölgenin yerel beyi Kanlı Ali Ağa'nın akropolün tepesine antik kalıntılardan devşirdiği malzemeyle kalesini yaptırdığını yazar.

Öne çıkan yapılar

Akropol ve surlar

Kültür Portalı'na göre kentin girişindeki akropol, yaklaşık 500 metre yüksekliğindeki sarp yamaçlarıyla doğal olarak korunaklıdır ve tepenin çevresi yer yer sur duvarlarıyla güçlendirilmiştir. Yamacın alt kısmında kilise, hamam, stadyum ve tiyatro kalıntılarıyla birkaç sıra oturma yeri durur; ayakta kalmış yapıların en önemlisi tiyatrodur.

Kaya mezarları

Kaleye çıkarken yamaçtaki kayalara oyulmuş tapınak biçimli mezarlar dikkat çeker. En görkemlisi, kanatlı at Pegasos'un üç başlı canavar Khimaira ile dövüştüğü sahneyle anılan Bellerophon Mezarı'dır. Mezar akropolün kuzey tarafında, Titan Kayalığı'nda düzlenmiş bir terasa bakar. Cephesi dört sütunlu bir İon tapınağını andırır; içinde yan yana iki mezar odası ve bir ön oda bulunur, odalarda ölü yatakları (kline) vardır.

Likya duvarı, agora ve stadyum

Kalenin altındaki düzlükte dokuz metre genişliğinde bir Likya duvarı kalıntısı vardır. Altı kemerli kapısı ayakta olan agoranın güneyinde Roma Dönemi surları görülür. Tlos aynı zamanda Likya'nın spor kenti olarak bilindiği için stadyum kalıntıları arkeolojik açıdan ayrı bir önem taşır.

Kazı çalışmaları

Bakanlığın İngilizce sayfası, kentteki kazıların tiyatro, stadyum, büyük hamam, Kronos Tapınağı, bazilika ve kaya mezarları gibi anıtsal yapılarda sürdüğünü belirtir. Akdeniz Üniversitesi akademik kayıt sistemi, Taner Korkut, Çilem Uygun, B. Ş. Özdemir ve U. O. Usanmaz imzalı Tlos 2024 Kazı Etkinlikleri başlıklı raporun Kazı Sonuçları Toplantısı dizisinde 2026 tarihiyle yayımlandığını gösterir. Kazının yürütücüsü ya da başlangıç yılı bu kaynaklarda açıkça yazılı değildir.

UNESCO

Tlos, Likya Uygarlığı Antik Kentleri (Antalya ve Muğla) başlığı altında 2009'da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınmıştır; Dünya Mirası Listesi'nde yer almaz.

Sık sorulan sorular

Tlos nerede?
Muğla'nın Seydikemer ilçesinde, Yakaköy sınırları içinde, Fethiye'nin yaklaşık 40 km doğusundadır.
Tlos adı nereden gelir?
Bakanlığa göre ad Likçe Tlawa sözcüğünden türemiştir; Hitit metinlerinde kent Dalawa Ülkesi olarak geçer. Mitolojide ise Tloos adlı bir kahramanla ilişkilendirilir.
Tlos Likya Birliği'nde nasıl bir yere sahipti?
M.Ö. 168'de kurulan birliğin altı büyük kentinden biriydi ve üç oy hakkı vardı.
Tlos'ta hangi yapılar görülür?
Akropol ve surlar, tiyatro, stadyum, hamam, kilise kalıntıları, Bellerophon Mezarı, Likya duvarı ve Roma Dönemi surları anılır.
Bellerophon Mezarı nerededir?
Akropolün kuzeyindeki Titan Kayalığı'nda yer alır; cephesi dört sütunlu bir İon tapınağını andırır.
Tlos UNESCO listesinde mi?
Dünya Mirası Listesi'nde değil; Likya Uygarlığı Antik Kentleri serisiyle 2009'dan beri Geçici Liste'dedir.
Kaynaklar (13)

Fotoğraf kaynakları