Aspendos Tiyatrosu'nun iki katlı sahne binası bugün de tam yüksekliğiyle ayakta; Serik'teki bu Pamphylia kenti, bin metreyi aşan su kemerleriyle de tanınır.
Aspendos, Türkiye, Antalya konumunda bulunan antik bir kenttir. Başlıca dönemleri: Klasik Dönem, Hellenistik Dönem, Roma Dönemi, Selçuklu Dönemi, Demir Çağı.
Aspendos Tiyatrosu'nun iki katlı, beş kapılı sahne binası, aradan on sekiz yüzyıldan fazla geçmesine rağmen tam yüksekliğiyle ayakta durur. Bunun nedeni Selçuklu çağında yapının sultan için saraya dönüştürülmesidir; böylece kullanıldı, onarıldı ve yıkılmadı. Antalya'nın Serik ilçesindeki Belkıs Mahallesi'nde, Köprüçay (antik Eurymedon) kıyısındaki bir tepede kurulan Aspendos'un ikinci büyük sürprizi ise tepeye su taşıyan, toplam uzunluğu bin metreyi aşan kemerli hattır.
Kent Roma çağında, özellikle M.S. 2. yüzyılda büyük bir bolluk yaşadı. Yapıların bazı tarih ve ölçüleri araştırmacılar arasında tartışmalıdır; aşağıda en sağlam görünen rakamlar verilmiştir.
Konum ve çevre
Aspendos Antalya şehir merkezinin yaklaşık 48 km kuzeydoğusunda, Köprüçay kıyısındaki yüksek bir tepede kuruldu ve zamanla tepenin çevresine yayıldı. Eurymedon eskiden gemilerin geçebildiği bir nehirdi ve kentin refahı büyük ölçüde buna dayanıyordu. Akropol deniz seviyesinden yaklaşık 60 m yükseklikte, düz tepeli bir kayalıktır. Kent iki bölümlüydü: tiyatro ve bir stadyum Aşağı Şehir'de, akropol, agora, bazilika, anıtsal çeşme ve odeon Yukarı Şehir'de yer alır.
Tarihçe
Aspendos, bölgede kendi adına para basan ilk kentlerden biridir. Yunan efsanesi onu Truva Savaşı'ndan sonra Mopsos önderliğinde gelen Argoslu kolonistlere bağlar. Kuruluşu M.Ö. 13.-12. yüzyıldaki kâhin Mopsos'a bağlayanlar da var, Argoslulara atfeden Strabon da; son araştırmalar Erken Demir Çağı katmanlarına ulaşarak tarihi daha da geriye çekmiş görünüyor. Klasik dönem sikkelerinde Estvediys diye okunan ad, Karatepe'deki M.Ö. 8. yüzyıl ikinci yarısına ait iki dilli yazıtlardan bilinen Asitawandas ile ilişkilendirilir.
Lidya yıllarına dair bilgi azdır. Persler M.Ö. 547/546'da Lidya yönetimini sona erdirince Aspendos Pers egemenliğine girdi, ama Klasik dönemde kendi gümüş sikkelerini basmayı sürdürdü. Kimon M.Ö. 468'de Eurymedon ağzında Pers donanmasını yok etti; kent o sıralarda kısa süre Attika-Delos Birliği'ne katıldı. M.Ö. 425 tarihli bir Atina yazıtındaki vergi listesinde de Aspendos vardır. Kent M.Ö. 333'te Makedonya kralının egemenliğine girdi. Büyük İskender'e önce hileyle direnmeye kalkıştığı, sonunda teslim olup ünlü atlarını ve altın cinsinden bir vergiyi kabul ettiği anlatılır.
İskender'in ölümünden sonra kent Ptolemaioslar ile Seleukoslar arasında el değiştiren bir bölgede kaldı; Roma döneminde bağımsız bir site olarak sürdü. Gaius Verres M.Ö. 79'da diğer Pamphylia kentleriyle birlikte Aspendos'u da yağmaladı. Pamphylia M.Ö. 43'e kadar Kilikya eyaletine bağlıydı, M.Ö. 31'den sonra Augustus onu Galatia eyaletine kattı; M.S. 74'te Vespasianus Lycia et Pamphylia eyaletini kurdu ve Aspendos bu eyaletin içinde yer aldı.
Roma yönetiminde, özellikle 2. yüzyıldaki yapı faaliyetleriyle kent bölgenin en gösterişli şehirlerinden biri oldu. Ticarette zeytinyağı, tahıl, tekstil, şarap, yakındaki bir tuz gölünden çıkarılan tuz ve at yetiştiriciliği öne çıkıyordu. Hristiyan çağında da canlılığını korudu; 5. yüzyılda Başpiskopos Tribonianus zamanında Primoupolis adını aldı. 13. yüzyılda Sultan Alaeddin Keykubad için tiyatro saraya çevrildi. Mustafa Kemal Atatürk 1930'da buraya gelip yapının onarılarak yeniden kullanılmasını istedi; 1959'da Türkiye'nin ilk tiyatro festivali Aspendos'ta yapıldı.
Öne çıkan yapılar
Tiyatro
Batı giriş duvarındaki yazıta göre tiyatro İmparator Marcus Aurelius döneminde, yaklaşık M.S. 160-180 arasında yapıldı. Mimarı Theodoros oğlu Zenon'dur, bağışçıları ise A. Curtius Crispinus Arruntianus ile A. Curtius Crispinus adlı iki zengin kardeştir. Cavea, yani oturma basamaklarının oluşturduğu yarım daire büyük ölçüde akropolün doğu yamacına oyulmuş, kalan kısmı kemer ve tonozlarla desteklenmiştir. Diazoma denen yatay geçit caveayı iki bölüme ayırır; alt bölümde 20, üstte 21 oturma sırası vardır.
Sahne binasının cephesi yaklaşık 100 m genişliğinde ve 22 m yüksekliğindedir. Cavea'nın tepesini dolaşan örtülü galeri Küçük Asya'da bu türün en iyi korunmuş örneğidir. Oturma sayısına dair eski tahminler 12.000 ile 20.000 arasında değişirdi; kişi başına 45 cm oturma genişliği esas alan yeni incelemeler ise 7.300-7.600 kişi, basamakların da oturma yeri sayıldığı kalabalık gösterilerde en çok 8.500 kişi bulur. Selçuklu onarımından kalma kırmızı zikzak desenli boyalar yüzeylerde hâlâ seçilir; dönemin bazı çinileri Antalya Etnografya Müzesi'nde sergilenmektedir.
Su kemerleri
Yaklaşık 1 km'lik kemer dizisi, kuzeydeki dağlardan Gökçeler ve Pınarbaşı kaynaklarından yaklaşık 19 km'lik bir hatla gelen suyu akropole taşır. Sistemde iki ters sifon bulunur. Ters sifon, suyu vadide aşağı indirip karşı yamaçta yeniden yukarı çıkaran basınçlı bir borulama düzenidir. Yaklaşık 30 m yüksekliğindeki sifon kuleleri 1,7 km genişliğindeki vadiyi aşar; iki kule arasındaki 924 m'lik mesafeyi 5,5 m açıklıklı kemerler geçer ve bu kemerler vadinin en derin noktasında 15 m yüksekliğe ulaşır. Su kanallarının iç ölçüsü 55-60 cm genişlik, 90 cm yüksekliktir. Bean'in epigrafik bir kayda dayanan görüşüne göre kemerleri M.S. 2. yüzyılda Tiberius Claudius Italicus 2 milyon denarius harcayarak yaptırdı. Tuğla, kesme taş ve harçlı moloz gibi farklı malzemelerin birlikte kullanılması Küçük Asya için alışılmadıktır.
Yukarı Şehir yapıları
Akropolde agora, 100 m uzunluğunda bir bazilika, 35 m uzunluğunda ve 15 m yüksekliğinde anıtsal bir çeşme (nymphaeum), bir pazar yapısı ve çeşmenin arkasındaki odeon (küçük kapalı konser ve toplantı salonu) görülür. Cüppers 1958'de bazilikadaki tahıl ambarlarını, Lauter 1968'de Hellenistik Agora'yı inceledi.
Kazı çalışmaları
Beaufort, Fellows, Schönborn, Texier ve başka gezginler 19. yüzyıldan itibaren kenti tanıttı; en önemli araştırmayı 1884'te Lanckoroński önderliğindeki ekip yaptı. 1913'te İtalyan arkeologlar kazı izni isteyip alamadılar. Hörmann 1929'da Nymphaeum'u, Ward-Perkins 1955'te su kemerlerini inceledi. Son yirmi yılda su kemerlerine ve Eurymedon üzerindeki Roma-Selçuklu köprüsüne odaklanıldı. 2008'de Hacettepe Üniversitesi'nden Veli Köse başkanlığındaki ekip kent çevresinde yüzey araştırması başlattı, tiyatroyu ve diğer kamusal yapıları sayısal teknolojiyle belgelemeye girişti.
Kazılar 2013'te Antalya Müzesi gözetiminde başladı. 2014'te Bakanlar Kurulu kararıyla Veli Köse yönetiminde bilimsel kazı projesine dönüştü ve 2021'e kadar sürdü. 2022'den beri Afyon Kocatepe Üniversitesi'nden Mustafa Bilgin yönetiminde yürüyor. Aynı yıl Aspendos'un sınırlarını belirlemeyi amaçlayan bir yüzey araştırması da başladı.
Efsane
Anlatılan bir efsane su kemeriyle tiyatroyu karşı karşıya getirir. Aspendos kralı, kızını kente en yararlı işi yapanla evlendireceğini duyurur; iki kardeşten biri kemeri, diğeri tiyatroyu yapar. Kral uzak dağlardan su getiren kemere yönelir, ama tiyatronun akustiğine hayran kalır: sahnenin ucunda duran mimarın fısıltısını duyunca ödülü tiyatroya verir.
UNESCO ve koruma
Aspendos Tiyatrosu ve Su Kemerleri, Türkiye tarafından 13 Nisan 2015'te (i), (ii) ve (iv) ölçütleriyle UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'ne önerildi (kayıt 6036). Alan 8 Eylül 1994'ten beri 1. derece arkeolojik ve 3. derece doğal sit olarak korunuyor.
Ziyaret
Örenyeri Belkıs Mahallesi'ndedir; Müzekart yalnızca T.C. vatandaşları için geçerlidir. Güncel saat ve ücretler için resmi müze sayfasına bakın.
Galeri
Sık sorulan sorular
Aspendos nerede?
Aspendos Tiyatrosu ne zaman yapıldı?
Tiyatro kaç kişiliktir?
Tiyatro neden bu kadar iyi korunmuş?
Su kemerleri neden önemli?
Aspendos UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde mi?
Kaynaklar (14)
- Aspendos Örenyeri / Aspendos (TR ve EN sayfalar) — T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Müzeler ve Ören Yerleri
- Aspendos (Türkiye Kültür Portalı) — T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
- The Theatre and Aqueducts of the Ancient City of Aspendos (Tentative List 6036) — UNESCO Dünya Miras Merkezi
- Aspendos Araştırma ve Kazıları: Tarihçe (History) — Aspendos Kazı Başkanlığı (Afyon Kocatepe Üniversitesi)
- Aspendos/Primoupolis (Pleiades place 638776) — Pleiades
Fotoğraf kaynakları
- Fotoğraf: Saffron Blaze, CC BY-SA 3.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Saffron Blaze, CC BY-SA 3.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Olos88, CC0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Bernard Gagnon, CC BY-SA 3.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Bernard Gagnon, CC BY-SA 3.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Dosseman, CC BY-SA 4.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Dosseman, CC BY-SA 4.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Dosseman, CC BY-SA 4.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)
- Fotoğraf: Dosseman, CC BY-SA 4.0 — Wikimedia Commons (yeniden boyutlandırıldı)