Kültepe (Kaniş-Karum)

Türkiye Höyük

Kültepe (Kaniş-Karum)

Antik adları: Kaniş, Neşa, Kanesh, Nesha

Fotoğraf: Mark Landon

Kayseri yakınında, Erciyes eteğindeki höyük ve aşağı şehir Karum: Asurlu tüccarların Anadolu'daki merkezi, Kaniş Krallığı'nın başkenti, binlerce çivi yazılı tabletin çıktığı yer.

Son güncelleme:

Kültepe (Kaniş-Karum), Türkiye, Kayseri konumunda bulunan bir yerdir (Höyük). Başlıca dönemleri: Hellenistik Dönem, Roma Dönemi, Kalkolitik Dönem, Tunç Çağı.

Kayseri'den kuzeydoğuya doğru yirmi kilometre kadar gidince Erciyes'in eteğindeki ovada alçak bir tepe çıkar karşınıza; ova düzeninden yalnızca yirmi metre yüksek, çapı ise yaklaşık beş yüz metre. Dört bin yıl önce bu tepe Anadolu'nun bilinen en eski krallıklarından birinin başkentiydi. Etrafındaki aşağı şehirde de Mezopotamyalı tüccarlar, Anadolu'ya yayılmış ticaret ağını yönetiyordu. Anadolu'nun yazılı belgeleri ilk kez buradan gün ışığına çıktı.

Yolların kesiştiği ova

Kültepe'nin konumu her şeyi açıklar. Sivas'tan inen doğu-batı yolu, Malatya'dan gelen yol ve güneyden kuzeye uzanan hatlar aynı ovada birleşir. MÖ 3. binyılın sonlarından itibaren, en çok da MÖ 2. binyılın ilk çeyreğinde, bu kavşak Anadolu, Suriye ve Mezopotamya arasındaki alışverişin düğüm noktası oldu. Çivi yazılı metinler kente Kaniş ya da Neşa der. Bugünkü ad ise 1871'e dayanır: Kapadokya tabletleri denen ilk belgeler o yıl ortaya çıktı ve müzelere, eski eser pazarlarına dağıldı.

Tarihçe

Höyükte üst üste yaşamlar

Kazılar höyükteki ilk yerleşmenin Geç Kalkolitik Çağ'a ait olduğunu, üstüne sırayla Eski Tunç, Hitit, Frig ve Hellenistik-Roma çağlarının geldiğini gösterdi. Eski Tunç Çağı'nın orta ve son evreleri geniş bir alanda açıldı; bu katmanlardan Kuzey Suriye ve Mezopotamya'dan getirilmiş seramik, altın, mücevher ve silindir mühürler çıktı. Demek ki Anadolu'nun Mezopotamya ile bağı, Asur ticaret kolonilerinden çok daha eskiydi. Kaniş'in adı da Mezopotamya belgelerinde MÖ 3. binyılın son çeyreğinden beri geçer; Anadolu'nun bilinen en eski krallığı odur. Geç Hitit Dönemi'nde höyük Tabal ülkesinin bir şehriydi, Pers ve Roma-Hellenistik dönemlerde de önemini yitirmedi.

Karum: Asurlu tüccarların şehri

Höyüğü çevreleyen aşağı şehre Karum denir ve çapı yaklaşık iki kilometredir. Anadolu'ya ticarete gelen Asurlu tüccarlar burada yaklaşık MÖ 1950-1650 arasında yaşadı; ilişki yüz elli yıl kadar sürdü. Bu süre içinde Anadolu, Mezopotamya'nın eski uygarlığıyla tanıştı ve yazıyı oradan aldı. Karum'da dört yapı katı ayrılır (I-IV) ve sonuncusu iki evrelidir. II. ve I. katlar en zengin olanlardır: II. kat yaklaşık MÖ 1920-1840'a, Ib katı yaklaşık MÖ 1798-1740'a tarihlenir; arada elli altmış yıllık bir boşluk kalır. Her iki şehrin sonu da yangın oldu.

Bu şehirde yabancı tüccar ile yerli halk komşuydu. Taş döşeli sokaklarla bölünmüş geniş mahalleler tüm planlarıyla açığa çıkarıldı. Çoğu ev iki kattı; oturma odası, arşiv ve depo birbirinden ayrı tutulurdu. Kültepe ticaret ağının başıydı ve Kaniş Krallığı'nın da merkeziydi, Anadolu'daki öteki karumlar buradan yönetilirdi.

Öne çıkan buluntular ve yapılar

Çivi yazılı tabletler

Kültepe'yi dünyaya tanıtan binlerce kil tablettir. Eski Asur diliyle yazılmışlardır ve içlerinde ticaret mektupları, borç ve ödünç kayıtları, faiz hesapları, evlenme, boşanma ve miras belgeleri, esir ticareti, mahkeme kararları, yerli beylerle yazışmalar bulunur. Edebî metin ve okul alıştırması az sayıdadır. Çoğu para işlerinden söz etse de bu kayıtlar dönemin siyasi ve hukuki ilişkilerini canlı bir biçimde gözler önüne serer. Tabletlerin içine konduğu, üzeri mühürle basılmış binlerce kil zarf da çıktı. Mühürler Eski Babil, Eski Asur, Eski Suriye ve Eski Anadolu üslubuna ayrılır; sonuncusu, yani Eski Anadolu üslubu, Hitit sanatının kaynağıdır. 2015'te Kültepe tabletleri UNESCO Dünya Belleği listesine girdi.

Saray ve ritonlar

Kale kesiminde Kaniş Kralı Varşama'nın sarayı yer alır. Büyük kısmı yok olmuştur, ama zemin katın elli odası ve arşivin bir bölümü ortaya çıkarıldı. Saray I. katla çağdaştır, daha eski bir II. kat sarayının yıkıntısı üzerine Eski Babil zevkiyle kurulmuştur. Kültepe'nin çömlekçileri de iz bıraktı: aslan, boğa, antilop ve kartal biçimli kaplar, değerli madenden yapılanlara öykünen törensel içki kaplarıdır.

Kazı çalışmaları

Tabletler müzelere akmaya başlayınca bilim insanlarının gözü Kültepe'ye çevrildi. Hrozný 1925'te tabletlerin geldiği yeri, yani Karum'u rastlantıyla buldu. Düzenli kazı 1948'de Tahsin Özgüç'ün başkanlığında başladı ve bir kez bile kesilmedi; 2005'ten beri başkan Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu. Çıkan eserleri en çok Kayseri Arkeoloji Müzesi'nde görürsünüz; bir kısmı Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenir.

Ziyaret

Ören yeri Kayseri-Sivas karayolu üzerindedir. Alanda büyük dinsel ve resmî yapıların, evlerin, dükkânların ve atölyelerin kalıntıları açıkta görülür. Gitmeden önce güncel ziyaret koşulları için resmî bağlantıya bakın.

Sık sorulan sorular

Kültepe Kayseri'nin neresinde?
Kayseri'nin yaklaşık 20 km kuzeydoğusunda, Erciyes'in eteğinde, verimli bir ovanın ortasında. Ören yeri Kayseri-Sivas karayolu üzerindedir.
Kültepe'nin eski adı neydi?
Çivi yazılı belgelerde Kaniş ya da Neşa olarak geçer. Kültepe adı 1871'den beri bilinir.
Karum ne demek, Kültepe'de ne iş görürdü?
Karum, Asurlu tüccarların kurduğu ticaret kolonisine verilen addır. Kültepe'deki Karum, Anadolu'daki karumların merkeziydi ve ötekileri yönetirdi.
Tabletlerde ne yazıyor?
Eski Asur diliyle yazılmış ticaret mektupları, borç ve faiz kayıtları, evlilik ve miras belgeleri, mahkeme kararları ve yerli beylere yazılan mektuplar var.
Kazılar ne zamandan beri sürüyor?
Sistemli kazılar 1948'de Tahsin Özgüç başkanlığında başladı. 2005'ten beri Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu yönetiyor.
Kültepe'de hangi dönemlerin izi var?
Geç Kalkolitik, Eski Tunç, Asur ticaret kolonileri, Hitit, Frig ve Hellenistik-Roma çağları. Geç Hitit Dönemi'nde höyük Tabal ülkesinin bir şehriydi.
Kaynaklar (13)

Fotoğraf kaynakları